Diyanet Birlik-Sen ana sayfa

Diyanet Birlik-Sen | Diyanet ve Vakıf Hizmetleri Çalışanları Sendikası

Ana Görsel Slider

1. slayt, toplam 20 slayt

GENEL BAŞKANDAN


Kenan Ak
Kenan Ak

Genel Başkan

FOTO GALERİ

  • Galeri 1

    Galeri 1

  • Galeri 2

    Galeri 2

  • Galeri 3

    Galeri 3

  • Galeri 4

    Galeri 4

  • Galeri 5

    Galeri 5

  • Galeri 6

    Galeri 6

  • Galeri 7

    Galeri 7


SENDİKADAN HABERLER

Tümünü gör
Başkanlar Kurulu Eğitim Ve İstişare Toplantısı Sonuç Bildirgesi

Başkanlar Kurulu Eğitim Ve İstişare Toplantısı Sonuç Bildirgesi

DİYANETBİRLİKSENBAŞKANLAR KURULUEĞİTİM VE İSTİŞARE TOPLANTISISONUÇ BİLDİRGESİ26–28 EKİM 2026 — SORGUN / YOZGATDiyanetBirlikSen Başkanlar Kurulu Eğitim ve İstişare Toplantısı, 26–28 Ekim 2026 tarihlerinde Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki Sefa Termal Otel’de, Genel Başkan Kenan AK’ın başkanlığında, 200 temsilcinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.Genel Merkez tarafından düzenlenen toplantıya; Genel Merkez yönetim, denetleme ve disiplin kurulu üyeleri, şube başkanları ve yöneticileri, il, ilçe ve iş yeri temsilcileri ile kadın kolları başkanları ve temsilcileri katılmıştır.Genel Başkan Kenan AK, açılış ve kapanış konuşmalarında, din hizmetlerinin niteliği ile bu hizmetleri yürüten personelin çalışma şartlarının birlikte ele alınması gerektiğini vurgulamıştır. Diyanet teşkilatının bütün birimlerinde görev yapan personelin huzurunun, mesleki itibarının ve kuruma duyduğu güvenin güçlendirilmesinin, topluma sunulan hizmete de doğrudan katkı sağlayacağını ifade etmiştir.Hak, adalet ve liyakatin personeli ilgilendiren bütün işlemlerde temel ölçü olması gerektiğini belirten AK; atama, nakil, sınav, görevlendirme ve görevde yükselme süreçlerinin açık, öngörülebilir ve denetlenebilir kurallarla yürütülmesinin önemine dikkat çekmiştir. Personelin unvanı, görev yeri, istihdam statüsü veya sendikal tercihi ne olursa olsun aynı adalet anlayışıyla değerlendirilmesi gerektiğini dile getirmiştir.Sendikacılığın, çalışanların ortak sorunlarına çözüm üretme ve haklarını koruma sorumluluğu taşıdığını belirten AK; sendika yöneticileri ve temsilcilerinin üyelerinin güvenini bir emanet olarak görmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu güvenin; dürüstlük, ulaşılabilirlik, verilen sözün arkasında durmak ve sorunların çözümünü takip etmekle korunabileceğini ifade etmiştir. Sendikal çalışmaların saygınlığının, savunulan ilkelerin uygulamaya yansımasıyla güçleneceğini belirtmiştir.Çalışanların ekonomik ve sosyal haklarının yanında aile birliğinin korunması, görev tanımlarının açıklığa kavuşturulması, iş yükünün adil paylaşılması ve mesleki gelişim imkânlarının artırılması gerektiğini dile getirmiştir. Farklı unvan ve statülerde görev yapan personelin sorunlarının, teşkilatın bütününü gözeten bir yaklaşımla değerlendirilmesinin çalışma barışını güçlendireceğini ifade etmiştir.Kurum ile sendikalar arasında düzenli ve sonuçları takip edilen bir istişare anlayışının önemine işaret eden AK, sahadan gelen sorunların somut bilgi ve çözüm önerileriyle ele alınması gerektiğini vurgulamıştır. DiyanetBirlikSen olarak amaçlarının; çalışanların haklarının korunduğu, hizmetlerinin değer gördüğü, karşılıklı saygının ve güvenin güçlendiği bir çalışma ortamına katkı sunmak olduğunu belirtmiştir.Genel Başkan Vekili Orhan KARTAL ile Genel Başkan Yardımcıları Mustafa ÖZDEMİR, İsmail TOPÇU, Fahri ÖZDEMİR ve Yusuf ÇAKIR, sorumluluk alanlarına ilişkin yürütülen çalışmalar hakkında katılımcıları bilgilendirmiş; teşkilatlanma, üyelerle iletişim ve sendikal faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerini paylaşmıştır.Denetleme Kurulu Başkanı Yusuf KİLİÇ, kurulun çalışma alanına ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşmıştır.Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Gül AKPINAR, kadın kollarının çalışmalarına ilişkin bilgi vermiş; Kur’an kursu öğreticilerinin sorunları, özlük ve sosyal hakları ile çözüm önerileri hakkında değerlendirmelerde bulunmuştur.Üyelerimizin hukuki süreçler, rehberlik ve teftiş ile personel işlemleri hakkında doğrudan ve doğru bilgiye ulaşabilmesi amacıyla, Diyanet İşleri Başkanlığından ilgili birimlerde görev yapan yetkililerin toplantımıza katılması talep edilmiştir. Başkanlığımızın talebimize olumlu karşılık vererek gerekli görevlendirmeleri yapması, kurum ile sendika arasındaki istişareye ve üyelerimizin bilgilendirilmesine sağladığı katkı bakımından memnuniyetle karşılanmıştır. Bu yapıcı yaklaşımı dolayısıyla Diyanet İşleri Başkanlığımıza teşekkür edilmiştir.Bu kapsamda toplantıya katılan Teftiş Kurulu Başkanlığı Başmüfettişi Zekeriya TOKTAŞ, rehberlik ve teftiş konularında; Hukuk Müşavirliği avukatlarından Necati COŞKUN, hukuki süreçler ve personelin hakları konusunda; İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü Eğitim Uzmanı Lütfullah KARAGÖZ ise personel işlemleri, atama ve nakil süreçleri hakkında katılımcıları bilgilendirmiştir. Bilgi ve tecrübelerini paylaşarak toplantımıza katkı sunan görevlilere teşekkür edilmiştir.Sendikamızın kurucu üyelerinden İbrahim BATUN, tecrübe paylaşımı kapsamında sendikal birikimini ve teşkilat çalışmalarına ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşarak toplantımıza katkı sunmuştur.Teşkilat temsilcileri de çalışma alanlarına ilişkin değerlendirmelerini, sahada karşılaşılan sorunları ve çözüm önerilerini dile getirmiştir. Toplantıda teşkilatlanma, üyelerle iletişim, hukuki destek, sendikal faaliyetler ve çalışanların özlük, mali ve sosyal hakları ele alınmıştır.Toplantıda ele alınan sorunlar ve sendikamızın çözüm önerileri doğrultusunda hazırlanan taleplerimizi, Diyanet çalışanlarının ve kamuoyunun bilgisine sunuyoruz:1. Adalet ve liyakatAtama, nakil, görevlendirme, terfi ve kariyer işlemleri; açık, ölçülebilir ve denetlenebilir ölçütlerle yürütülmeli, kayırmacılığa ve sendikal tercihe göre farklı uygulamalara son verilmelidir.2. Sendikal tercih özgürlüğüPersonelin sendika seçimine saygı gösterilmeli; üyelik, istifa veya sendikal faaliyet nedeniyle baskı, ayrımcılık ve görev yeri tehdidi uygulanması önlenmelidir.3. MBSTS’nin kaldırılmasıMesleki Bilgiler Seviye Tespit Sınavı kaldırılmalı; yer değiştirme ve görevlendirmelerde hizmet süresini, mesleki yeterliliği ve liyakati gözeten adil bir sistem kurulmalıdır.4. Mülakatlarda güvenMülakatlarda ortak değerlendirme ölçütleri uygulanmalı, puanların gerekçeleri açıklanmalı ve etkili itiraz imkânı sağlanmalıdır. Komisyonlar arasındaki değerlendirme farklılıkları giderilmelidir.5. Atama ve nakil mevzuatıAtama, nakil ve sınav düzenlemeleri, personelin ihtiyaçları ve hizmetin gerekleri birlikte gözetilerek sendikaların katılımıyla güncellenmelidir. Nakil işlemleri öngörülebilir bir takvime bağlanmalıdır.6. Aile birliği ve mazeret tayinleriEş, sağlık ve engellilik mazeretleri öncelikle karşılanmalı; aile birliğinin korunmasında personelin unvanı veya istihdam statüsü nedeniyle mağduriyet yaşanması önlenmelidir.7. Destek ve güvenlik personelinin eş durumuÜç yıllık sözleşmeli hizmetten sonra kadroya geçen din hizmetleri personeline eş durumu nakillerinde tanınan kolaylık, destek personeli ile koruma ve güvenlik görevlilerini de kapsamalıdır.8. Becayiş ve hizmet gereği nakillerKarşılıklı yer değiştirme talepleri açık kurallarla karşılanmalı; hizmet gereği nakiller somut gerekçelere dayanmalı ve cezalandırma aracı olarak kullanılmamalıdır.9. Kadro ve istihdamMünhal kadrolar hizmet ihtiyacına göre doldurulmalı; sözleşmeli, vekil ve geçici statülerde çalışanların güvenceli istihdamı için düzenleme yapılmalıdır. Atama bekleyen adayların talepleri güncel kadro planlamasında değerlendirilmelidir.10. Görevde yükselme ve unvan değişikliğiŞeflik, şube müdürlüğü ve diğer kariyer kadroları için sınavlar düzenli açılmalı; öğrenim ve yeterlilik şartlarını taşıyan bütün personele adil yükselme imkânı sağlanmalıdır.11. Uzman ve başuzman din görevliliğiHizmette 10 ve 20 yılını tamamlayan personelin tecrübesini esas alan uzman ve başuzman din görevliliği sistemi geliştirilmeli; unvanlar mali ve sosyal haklarla desteklenmelidir.12. Hac ve umrede kıdem esasıHer personele meslek hayatı boyunca en az bir kez hac ve bir kez umre görevlendirmesi, kıdem esasına göre sınavsız sağlanmalıdır. Yirmi beş–otuz yıl hizmet ettiği hâlde hiç görevlendirilmeyen personele öncelik verilmelidir.13. Hac ve umrede fırsat eşitliğiGörevlendirmeler bütün hizmet sınıfları bakımından adil yürütülmeli; genel idare, teknik ve yardımcı hizmetler personelini dışlayan yaş ve unvan sınırlamaları gözden geçirilmelidir.14. Kendi imkânıyla hacca gidecek personelKendi imkânlarıyla hacca gitmek isteyen çalışanlara kontenjan ve ödeme kolaylığı sağlanmasına yönelik düzenleme yapılmalıdır.15. Kur’an kursu öğreticilerinin statüsüÖğrenim şartlarını taşıyan Kur’an kursu öğreticilerinin öğretmenlik statüsüne geçişi sağlanmalı; gerekli pedagojik eğitim imkânları sunularak öğretmenlerin özlük ve sosyal haklarından yararlanmaları temin edilmelidir.16. Ara tatil ve yarıyıl tatiliKur’an kursu öğreticilerinin ara tatil ve yarıyıl tatillerinde idari izinli sayılmalarını sağlayan açık ve ülke genelinde aynı şekilde uygulanan bir düzenleme yapılmalıdır.17. Ek ders ve hafızlık eğitimiEk ders ücretleri artırılmalı, fiilen verilen derslerin karşılığı tam ödenmelidir. Hafızlık eğitiminde haftalık 30 saat hizmete karşılık 15 saat ödeme yapılmasından kaynaklanan talepler çözüme kavuşturulmalıdır.18. Yaz Kur’an kurslarında öğrenci alt sınırıÖğrenci sayısının 15’in altında kalması nedeniyle fiilen eğitim veren görevlinin ücret kaybına uğraması önlenmelidir. Köylerde 7–10 öğrenciyi dikkate alan esnek ve kademeli bir ödeme modeli oluşturulmalıdır.19. Geçici Kur’an kursu öğreticileriGeçici öğreticilerin ücret, sigorta, izin ve sosyal hakları iyileştirilmeli; hizmet tecrübelerini dikkate alan, açık ölçütlere dayalı kadroya geçiş imkânı sağlanmalıdır.20. Vekil din görevlileriVekil imam hatip ve müezzin kayyımların ücretleri, üstlendikleri görevin sorumluluğuna uygun hâle getirilmeli; sosyal güvence ve özlük hakları iyileştirilmelidir.21. Kur’an kurslarında çalışma şartlarıDört–altı yaş, hafızlık ve yatılı kurslarda personel, yardımcı personel, güvenlik, temizlik ve fiziki donanım ihtiyaçları karşılanmalı; öğreticilerin görev dışı yükleri azaltılmalıdır.22. Vaizlerin haklarıVaizlerin görev ve sorumluluklarıyla uyumlu mali ve özlük hakları sağlanmalı; nakil ve görevlendirmelerde mazeretleri dikkate alan adil düzenlemeler yapılmalıdır.23. Murakıpların statüsüMurakıpların denetim ve rehberlik sorumluluklarına uygun statü, kariyer ve mali hakları düzenlenmeli; il müfettişliği talebi değerlendirilerek mesleki güvenceleri güçlendirilmelidir.24. Din hizmetleri uzmanlarıDin hizmetleri uzmanlarının görev, yetki ve sorumlulukları açık biçimde tanımlanmalı; uzmanlıklarına uygun çalışma alanları ve kariyer imkânları sağlanmalıdır.25. İdari personel ve taşınır görevlileriMemur kadrolarının VHKİ kadrosuna dönüştürülmesi talebi karşılanmalı; taşınır işlemlerini yürüten personele sorumluluklarına uygun kadro ve mali haklar verilmelidir.26. Yardımcı hizmetler ve destek personeliGörev tanımları açıkça belirlenmeli; görev dışı iş yükü ve personel eksikliği giderilmelidir. Öğrenim şartlarını taşıyanların genel idare hizmetlerine geçişi ve kariyer imkânları sağlanmalıdır.27. Aşçı ve güvenlik personeliAşçıların mesleki niteliğine uygun teknik hizmetler statüsü talebi karşılanmalı; koruma ve güvenlik görevlilerinin çalışma süreleri, dinlenme hakları ve görev alanları açık kurallara bağlanmalıdır.28. Fazla çalışma ve tatil hizmetleriResmî tatillerde, bayramlarda, yatılı kurslarda ve normal çalışma süresini aşan hizmetlerde görevlendirilen personele emeğinin karşılığı ödenmeli; izin ve dinlenme hakları korunmalıdır.29. Lojman ve barınmaLojmansız camilere öncelik verilerek lojman ihtiyacı karşılanmalı; vatandaşın yaptırarak Türkiye Diyanet Vakfına devrettiği cami lojmanlarından kira alınmaması için gerekli düzenleme yapılmalıdır.30. Cami ve kursların giderleriCami, mescit ve Kur’an kurslarının ısıtma, soğutma ve aydınlatma giderleri merkezi bütçeden karşılanmalı; din hizmetlerinin yürütülmesi sürekli bağış toplanmasına bağlı bırakılmamalıdır.31. Para toplama ve yayın baskısıDin görevlileri sürekli para toplamakla yükümlü tutulmamalıdır. Kitap satışı, dergi aboneliği ve yayın alımında gönüllülük esas alınmalı, personele hedef ve baskı uygulanmamalıdır.32. Muhtar ve dernek müdahaleleriMuhtar ve dernek yöneticilerinin personel üzerinde amirlik yetkisi varmış gibi davranması önlenmeli; görevlinin hizmetini huzur içinde yürütmesi idarece güvence altına alınmalıdır.33. Soruşturmalarda adaletİnceleme ve soruşturmalarda tarafsızlık, savunma hakkı ve masumiyet karinesi korunmalı; asılsız isnatlarla personelin yıpratılması önlenmelidir. Hukuki hakkını arayan personele farklı muamele yapılmamalıdır.34. Haksız cezada sorumlulukİdari veya yargısal denetimle kaldırılan cezalarda, kasıt veya kusur iddiaları ayrıca incelenmeli; keyfî işlemlerle mağduriyete yol açanların sorumluluğu mevzuat çerçevesinde değerlendirilmelidir.35. Çalışma barışı ve personelin itibarıPsikolojik baskı, tehdit ve küçük düşürücü davranışlara karşı etkili başvuru ve takip mekanizmaları kurulmalı; çalışanlar arasında unvan ve statü temelli ayrımcılığa izin verilmemelidir.36. Emeklilik ve vergi adaletiSeyyanen ilave ödeme memur emeklilerinin aylıklarına yansıtılmalı; 2008 sonrası göreve başlayanların emeklilik haklarındaki farklılıklar giderilmelidir. Vergi dilimlerinin net maaşları azaltan etkisi önlenmelidir.37. Ek gösterge ve tazminatlar3600 ek göstergeden yararlanamayan personelin talepleri karşılanmalı; Diyanet personeline Cumhurbaşkanlığı tazminatı verilmesi talebi değerlendirilmelidir. Cübbe ve sarık dâhil giyim yardımları güncel maliyetlere göre artırılmalıdır.38. Sosyal destek ve misafirhaneÇalışan ve emekli personelin üniversitede okuyan çocuklarına burs imkânları genişletilmeli; illerde Diyanet evi açılması veya kamu misafirhaneleriyle anlaşma yapılması sağlanmalıdır.39. Kurumsal istişare ve takipBaşkanlık ile sendikalar düzenli çalışma toplantıları yapmalı; çalışanları ilgilendiren düzenlemelerde sendikaların görüşleri alınmalıdır. Taleplerin takvime bağlanması ve sonuçlarının çalışanlarla paylaşılması sağlanmalıdır.DiyanetBirlikSen olarak çalışanlarımızın sorunlarını takip etmeyi, çözüm önerilerimizi ilgili mercilere taşımayı ve üyelerimizin haklarını kararlılıkla savunmayı sürdüreceğiz. Toplantımıza katılan temsilcilerimize ve bilgi ve tecrübeleriyle katkı sunan bütün katılımcılara teşekkür ediyoruz.Kamuoyuna saygıyla duyurulur.28 Ekim 2026Sorgun / YozgatDİYANETBİRLİKSEN GENEL MERKEZİ

Devamını oku
Geçim Sıkıntısı Altı Ay Beklemez!

Geçim Sıkıntısı Altı Ay Beklemez!

GEÇİM SIKINTISI ALTI AY BEKLEMEZ! KAMU ÇALIŞANLARINA VE MEMUR EMEKLİLERİNE EK ZAM VE KALICI REFAH PAYI VERİLMELİDİRTÜİK’in açıkladığı eylül ayı verilerine göre aylık enflasyon yüzde 1,84, yıllık enflasyon yüzde 29,73 olarak gerçekleşmiştir. Temmuz, ağustos ve eylül aylarını kapsayan üç aylık dönemde fiyat artışı yaklaşık yüzde 5,56’ya ulaşmıştır.Bu tablo, 2026 yılının ikinci yarısı için belirlenen yüzde 7’lik maaş artışının önemli bölümünün, daha dönemin yarısında fiyat yükselişleri karşısında etkisini kaybettiğini göstermektedir.Bizim için bu rakamların karşılığı; kirasını ödeyen, çocuğunu okutan, evinin ihtiyaçlarını karşılayan çalışanlarımızın ve emeklilerimizin yaşadığı geçim sıkıntısıdır.Enflasyon oranının düşmesi, hayatın ucuzladığı anlamına gelmez. Fiyatlar yükselmeye devam ederken ihtiyaç duyulan, alım gücünün gerçekten artırılmasıdır.Camilerimizde, Kur’an kurslarımızda, müftülüklerimizde ve Diyanet İşleri Başkanlığımızın bütün birimlerinde hizmet veren arkadaşlarımızın ekonomik haklarını savunmak, sendikamızın temel sorumluluğudur.Yıllarını kamu hizmetine vermiş memur emeklilerimizin geçim sıkıntısı da görmezden gelinemez. Görevdeki memurlara yapılan seyyanen ilave ödemenin emekli aylıklarına yansıtılmaması, çalışan maaşı ile emekli aylığı arasındaki farkı büyütmüştür. Emeklilik, yıllarca verilen hizmetin ardından ekonomik sıkıntıya dönüşmemelidir. Bu ilave ödeme memur emeklilerimize de yansıtılmalı, aylıkları insanca yaşamalarını sağlayacak düzeye çıkarılmalıdır.Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin kaybettiği alım gücünün aylar sonra enflasyon farkıyla karşılanması, tek başına yeterli bir ücret politikası değildir. Geçim sıkıntısı altı ay beklememektedir.Enflasyon farkı kaybı karşılamaya, refah payı ise hayat şartlarını iyileştirmeye hizmet etmelidir.DiyanetBirlikSen olarak taleplerimiz açıktır:• Maaş ve aylıklarda enflasyondan kaynaklanan kaybın altı ay birikmesini önleyecek, aylık telafi sağlayan bir düzenleme yapılmalıdır.• Kamu çalışanlarına ve memur emeklilerine alım güçlerini artıracak ek zam ve kalıcı refah payı verilmelidir.• Görevdeki memurlara yapılan seyyanen ilave ödeme, memur emeklilerinin aylıklarına da yansıtılmalıdır.• Vergi dilimi geçişlerinin çalışanların net maaşlarını azaltan etkisi giderilmeli, adil bir vergi düzenlemesi yapılmalıdır.Sendikamızın ölçüsü, çalışanlarımızın ve emeklilerimizin sofrası, huzuru ve geleceğidir. Haklı taleplerimizi açıkça ifade etmeye ve çözüm için her platformda takipçi olmaya devam edeceğiz.Ülkemizin büyümesi, çalışanlarımızın ve emeklilerimizin sofrasına da yansımalıdır. Adil ücretin ve güçlü sosyal devlet anlayışının gereği budur.KENAN AK DiyanetBirlikSen Genel Başkanı

Devamını oku
Camilerimiz Hayat Bulsun, Din Görevlilerimiz Hak Ettiği Değeri Görsün

Camilerimiz Hayat Bulsun, Din Görevlilerimiz Hak Ettiği Değeri Görsün

Camilerimiz Hayat Bulsun, Din Görevlilerimiz Hak Ettiği Değeri Görsün2026 Camiler ve Din Görevlileri HaftasıCamilerimizi yaşatan, milletimizin manevi hayatına rehberlik eden din görevlilerimizin hizmetlerini takdir etmek; çalışma şartlarını iyileştirmek ve sorunlarına çözüm üretmek hepimizin ortak sorumluluğudur.1–7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı, 2026 yılında “Cami ve Sosyal Hayat” temasıyla idrak ediyoruz. Bu tema, camilerimizin toplum hayatındaki yerini yeniden düşünmek ve bu hayatın içinde büyük bir sorumluluk üstlenen din görevlilerimizin sesine kulak vermek için kıymetli bir fırsattır.DiyanetBirlikSen olarak yıllardır aynı gerçeği ifade ediyoruz: Camiyi anlamlı kılan, din görevlisi ve cemaatidir. Bu yıl da camilerimizin önemini anlatırken onları yaşatan insanları, yürütülen hizmetleri ve bu hizmetlerin hangi şartlarda yerine getirildiğini birlikte ele almamız gerektiğine inanıyoruz.Camilerimiz, inancımızın ve kardeşliğimizin buluşma yeridirİslam tarihinde cami; ibadetin yanında ilmin, istişarenin, yardımlaşmanın ve toplumsal dayanışmanın da merkezi olmuştur. Peygamber Efendimizin Medine’de inşa ettiği Mescid-i Nebevî, bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir. Orada insanlar aynı safta buluşmuş, dinlerini öğrenmiş, ihtiyaçlarını paylaşmış ve birbirlerinin derdiyle ilgilenmiştir.Bu miras, bugün de camilerimizin hayatla güçlü bir bağ kurmasını gerektiriyor. Çocuklarımızın sevgiyle karşılandığı, gençlerimizin sorularına cevap bulduğu, kadınların, yaşlıların ve engelli kardeşlerimizin rahatça yararlanabildiği camiler; toplumumuzun birlik ve dayanışmasını güçlendirir.Dijital iletişimin arttığı, yüz yüze ilişkilerin ise zayıflayabildiği bir dönemde camilerimizin insanları buluşturan yönüne daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Cami kapısından giren herkesin kendisini güvende ve değerli hissetmesi, “Cami ve Sosyal Hayat” temasının günlük hayattaki karşılığı olmalıdır.Camiler din görevlisiyle hayat bulurCamilerimizin ziyneti ve süsü; çinileri, avizeleri, halıları ve mermerlerinden önce, insanları hakikate çağıran din gönüllüleridir.Minarede yükselen ezanı, mihrapta oluşan cemaati, minberden gönüllere ulaşan sözü ve çocuklarımızın Kur’an’la ilk buluşmasını anlamlı kılan, din görevlilerimizin samimi gayretidir. Camiler din görevlisiyle hayat bulur, cemaatle şenlenir; Kur’an kursları öğreticileriyle öğrencilerine kavuşur.Din görevlilerimiz, insanımızın doğumundan vefatına kadar hayatın pek çok anında yanında bulunur. Sevincine ortak olur, acısını paylaşır, zor zamanında manevi destek verir. Bazen bir çocuğun ilk duasına eşlik eder, bazen bir gencin sorusunu sabırla dinler, bazen de bir ailenin en ağır gününde teselli olur. Bu hizmetin değerini yalnızca namaz vakitleriyle ölçemeyiz.Hizmeti takdir etmek, hizmet vereni dinlemekle başlarCamiler ve Din Görevlileri Haftası, kutlama mesajlarının yanında samimi bir dinleme ve çözüm arama haftası olmalıdır.Din görevlilerimizin ekonomik şartları, barınma ve lojman ihtiyaçları, ailelerinden ayrı kalmalarına yol açan güçlükler, izin kullanırken karşılaştıkları sorunlar ve mesleki gelişim beklentileri dikkatle ele alınmalıdır. Atama, yer değiştirme ve görevde yükselme süreçlerinde adalet, liyakat ve şeffaflık esas alınmalıdır.Kadrolu, sözleşmeli, vekil ve fahri olarak hizmet veren çalışanlarımızın beklentileri kendi şartları içinde değerlendirilmeli; aynı hizmete katkı sunan insanların alın teri ve fedakârlığı karşılıksız bırakılmamalıdır. Din hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan bütün çalışanlarımızın katkısı görülmelidir.İdari, siyasi veya sendikal baskıların çalışma huzurunu zedelemesine izin verilmemelidir. Bir din görevlisi, düşüncesi veya sendikal tercihi sebebiyle ayrımcılığa uğramamalı; görevini güven içinde yerine getirebilmelidir. İnsanımıza huzur veren çalışanlarımızın da huzurlu bir çalışma hayatına ihtiyacı vardır.Camilere ve din görevlilerimize sahada sahip çıkalımBu hafta vesilesiyle yöneticilerimizi din görevlilerimizi camilerinde ve Kur’an kurslarında ziyaret etmeye, hizmet verdikleri şartları yerinde görmeye ve taleplerini doğrudan dinlemeye davet ediyoruz. Samimi bir ziyaretin, dikkatle dinlenen bir sorunun ve ardından atılan somut bir adımın değeri büyüktür.Görevlisi bulunmayan camilerimizin personel ihtiyacının karşılanması da öncelikli konular arasında yer almalıdır. Din hizmetlerinin sürekliliği için ihtiyaçlara uygun personel planlaması yapılmalı; eksikliklerin yükü sürekli olarak mevcut görevlilerimizin omuzlarına bırakılmamalıdır.Camilerimizin bakım, onarım, temizlik ve diğer ihtiyaçları için sürdürülebilir çözümler geliştirilmelidir. Din görevlilerimizin hizmetlerini güçlendirmek istiyorsak onları sürekli para bulma ve eksiklik giderme kaygısıyla baş başa bırakmamalıyız. Onlara cemaatleriyle, öğrencileriyle ve toplumla daha güçlü bağlar kurabilecekleri imkânlar sunmalıyız.DiyanetBirlikSen olarak sözümüz ve sorumluluğumuz bellidirSendikamız, hakkı üstün tutan, adaleti savunan ve liyakati esas alan anlayışını kararlılıkla sürdürecektir. Diyanet çalışanlarının derdiyle dertlenmeye, taleplerini ilgili mercilere taşımaya ve çözüm için takipçisi olmaya devam edeceğiz.2026 Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın; camilerimizin toplum hayatındaki yerinin güçlendiği, din görevlilerimizin hizmetlerinin daha iyi anlaşıldığı ve sorunlarının çözümü için somut adımların atıldığı bir başlangıca vesile olmasını diliyoruz.Ülkemizin her köşesinde ve yurt dışında fedakârlıkla hizmet veren bütün din görevlilerimizin ve Diyanet çalışanlarımızın haftasını kutluyoruz. Emekli büyüklerimize sağlık ve huzur; vefat eden din görevlilerimize, şehitlerimize ve aramızdan ayrılan hayırseverlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Camilerimizin inşa ve ihyasına katkı sunan bütün hayırseverlerimize şükranlarımızı sunuyoruz.Camiyi yaşatan insandır. Din görevlisine verilen değer, milletimizin manevi hayatına verilen değerdir.Kenan AK DiyanetBirlikSen Genel Başkanı

Devamını oku
Mevlid Kandilimiz Mübarek Olsun

Mevlid Kandilimiz Mübarek Olsun

MEVLİD KANDİLİMİZ MÜBAREK OLSUNÂlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.s.); güzel ahlakın, merhametin, adaletin, hoşgörünün, zarafetin ve iyiliğin insanlığa sunulmuş en güzel örneğidir.24 Ağustos 2026 Pazartesi akşamı idrak edeceğimiz Mevlid Kandili; Peygamber Efendimizi yalnızca anmak değil, O’nu doğru anlamak, örnek ahlakını hayatımıza taşımak ve Kur’an ile sünnetin rehberliğinde yaşamak için önemli bir vesiledir.O’nun ümmeti olmanın şerefini ve bahtiyarlığını yaşarken; kutlu adını, örnek hayatını ve insanlığa sunduğu rahmet mesajını gönüllerde yaşatmayı en büyük sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz.Bugün insanlığın huzura, adalete, kardeşliğe ve merhamete her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Bunun yolu da Resûl-i Ekrem’in örnekliğini anlamaktan ve hayatımıza hâkim kılmaktan geçmektedir.Bu duygu ve dualarla Mevlid Kandili’nin aziz milletimize, Türk ve İslam âlemine, Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarımıza ve DiyanetBirlikSen mensuplarımıza rahmet, bereket, huzur ve esenlik getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.Mevlid Kandilimiz mübarek olsun.Kenan AKDiyanetBirlikSenGenel Başkanı

Devamını oku
Haksız Ceza Kalkıyor; Peki Haksız Ceza Verenin Sorumluluğu Ne Olacak?

Haksız Ceza Kalkıyor; Peki Haksız Ceza Verenin Sorumluluğu Ne Olacak?

HAKSIZ CEZA KALKIYOR; PEKİ HAKSIZ CEZA VERENİN SORUMLULUĞU NE OLACAK?Diyanet teşkilatında çalışma barışını ve personelin kuruma olan güvenini zedeleyen önemli sorunlardan biri, disiplin ve soruşturma mekanizmalarının zaman zaman amacının dışında kullanılmasıdır.Bir personel hakkında soruşturma açılıyor, ceza veriliyor. Çalışan aylarca kendisini savunmak zorunda kalıyor; huzuru bozuluyor, çalışma arkadaşları ve cemaati karşısında itibarı zedeleniyor.Sonra ne oluyor?Verilen ceza İl Disiplin Kurulundan, Yüksek Disiplin Kurulundan veya idari yargıdan dönüyor.Ceza kalkıyor, mağduriyet ortada kalıyor.Peki haksız işlemin sorumluluğu ne oluyor?Elbette her kaldırılan ceza, cezayı veren idarecinin kusurlu olduğu anlamına gelmez. Ancak aynı idarecinin verdiği cezalar tekrar tekrar hukuka aykırı bulunuyorsa; soruşturma ve disiplin süreçlerinin personeli sindirmek, yıpratmak veya kişisel hesaplaşmaların aracı hâline getirilmesine ilişkin ciddi emareler varsa, artık yalnızca verilen cezanın değil, o cezayı doğuran idari anlayışın da sorgulanması gerekir.Takdir yetkisi keyfîlik değildir.İdarecilik, yetki kullanmak kadar kullanılan yetkinin hesabını verebilmektir.Diyanet İşleri Başkanlığımızın, haksız ve hukuka aykırı işlemleri disiplin kurulları ve mahkeme kararlarıyla ortaya çıkan durumları ayrıca değerlendirmesi; yetkisini kötüye kullandığı tespit edilen idareciler hakkında gerekli idari ve disiplin süreçlerini işletmesi artık bir ihtiyaçtır.Çünkü hiçbir çalışan, bir idarecinin kişisel tutumunun, egosunun veya husumetinin bedelini ödemek zorunda değildir.Hukuk sadece haksız cezayı kaldırmakla değil, aynı haksızlığın bir daha yaşanmasını önlemekle anlam kazanır.Diyanet Birlik Sen olarak tavrımız nettir:Kimden gelirse gelsin, kime yapılırsa yapılsın; haksızlığın karşısında, hakkın ve hukukun yanında olmaya devam edeceğiz.DİYANET BİRLİK SENSiyasetin Değil, Diyanet Çalışanlarının SendikasıDİyanet Birlik Sen Genel MerkeziDiyanet İşleri BaşkanlığıDiyanet Birlik SenDiyanet Birlik Sen KocaeliDiyanet Birlik-Sen Adana @

Devamını oku
Murakıplık Sıradan Bir Görev Olmaktan Çıkarılmalıdır

Murakıplık Sıradan Bir Görev Olmaktan Çıkarılmalıdır

MURAKIPLIK SIRADAN BİR GÖREV OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIRMurakıplığın statüsü güçlendirilmeli, özlük ve mali hakları görev ve sorumluluğuyla uyumlu hâle getirilmeli, Diyanet İl Müfettişliği hayata geçirilmelidir.Yarın Diyanet İşleri Başkanlığımızda gerçekleştirilecek murakıplık sınavına katılacak bütün meslektaşlarımıza başarılar diliyor, uzun bir hazırlık sürecinin ardından gösterecekleri emeğin karşılığını almalarını temenni ediyoruz.Bu sınav vesilesiyle yalnızca yeni murakıp alımını değil; murakıplık mesleğinin Diyanet teşkilatındaki yerini, statüsünü, geleceğini ve taşıdığı sorumluluğu da konuşmak gerektiğine inanıyoruz.Diyanet İşleri Başkanlığının hizmet alanı genişledikçe, teşkilat büyüdükçe ve personel sayısı arttıkça denetim hizmetlerine duyulan ihtiyaç da artmaktadır. Buna bağlı olarak murakıp sayısının artırılması önemli olmakla birlikte, yalnızca yeni murakıp almak bu alanı güçlendirmek için yeterli değildir.Murakıp sayısı artarken murakıplığın statüsü de güçlendirilmelidir.Çünkü murakıplık sıradan bir görev veya yalnızca bir unvan değişikliği değildir.Denetim, inceleme ve tahkikat yapan; tespitleri ve hazırladığı raporlarla idari süreçlere doğrudan etki eden, görevini yerine getirirken ciddi bir mesleki ve vicdani sorumluluk taşıyan bir görevden söz ediyoruz.Dolayısıyla bugün murakıplık sınavına giren arkadaşlarımız açısından da şu soruyu sormamız gerekiyor:Diyanet, murakıplığı tercih eden çalışanına üstleneceği sorumluluğun karşılığında nasıl bir statü ve nasıl bir mesleki gelecek sunuyor?SORUMLULUK ARTIYORSA HAKLAR DA GÜÇLENMELİDİRBir çalışan yeni bir göreve talip olduğunda yalnızca unvan değiştirmek istemez.Üstleneceği sorumluluğun karşılığında mesleki gelişim, güçlü bir statü, açık bir kariyer yolu ve yaptığı görevle uyumlu özlük ve mali haklar bekler.Murakıplarımız açısından da mesele tam olarak budur.Bugün Diyanet murakıplarının denetim tazminatı, ek ödeme, ek gösterge, harcırah ve diğer özlük ve mali haklarında görevlerinin niteliği ve sorumluluğu dikkate alınarak iyileştirme yapılması gerekmektedir.Benzer denetim görevlerini yerine getiren diğer kamu personelinin haklarında zaman içerisinde çeşitli iyileştirmeler yapılırken, Diyanet murakıplarımızın bu gelişmelerin gerisinde bırakılması hakkaniyetli değildir. Nitekim murakıpların emsal denetim personeline tanınan bazı mali ve sosyal haklardan aynı ölçüde yararlanamadıkları da dile getirilmektedir. Murakıplarının Özlük ve Mali Hakları Hk.pdfBiz başka bir kamu çalışanına verilen hakkı tartışmıyoruz.Çalışana verilen her hakkın yanındayız.Ancak aynı şekilde Diyanet çalışanının da yaptığı görevin ve taşıdığı sorumluluğun karşılığını almasını istiyoruz.Murakıplarımız ayrıcalık istemiyor; görevlerinin, sorumluluklarının ve mesleki tecrübelerinin karşılığını istiyor.MURAKIPLIĞIN ÖNÜNDE AÇIK BİR KARİYER YOLU OLMALIDIRYeni murakıp alımları yapılması teşkilatın ihtiyacıdır. Ancak murakıp sayısını artırırken bu mesleğin geleceğini de planlamak zorundayız.Bugün murakıp olan bir çalışanımız, yarın mesleğinde nereye ilerleyebileceğini bilmeli; önünde liyakate, tecrübeye ve mesleki birikime dayalı açık bir kariyer yolu bulunmalıdır.Bu nedenle geçmişte gündeme gelen ancak sonuçlandırılamayan Diyanet İl Müfettişliği konusu yeniden ele alınmalı ve artık sonuçlandırılmalıdır. Murakıpların statüsüne ilişkin bu beklentinin daha önce de gündeme taşındığı görülmektedir. Murakıplarının Özlük ve Mali Hakları Hk.pdfBuradaki talebimiz yalnızca bir unvan değişikliği değildir.Murakıplığın görev, yetki, sorumluluk, kariyer, özlük ve mali haklarını birlikte güçlendirecek bir düzenleme istiyoruz.Diyanet İşleri Başkanlığının taşradaki denetim mekanizması güçlendirilecekse, bu görevi yerine getiren personelin statüsü de yaptığı işe uygun hâle getirilmelidir.Diyanet İl Müfettişliği hayata geçirilmeli, murakıplarımıza yaptıkları görevin sorumluluğuna uygun bir mesleki statü kazandırılmalıdır.MURAKIPLIK AYNI ZAMANDA BÜYÜK BİR VİCDANİ SORUMLULUKTURDiyanetBirlikSen olarak murakıplarımızın özlük ve mali haklarını savunurken, mesleğin taşıdığı vicdani ve mesleki sorumluluğu da açıkça ifade etmeyi görev biliyoruz.Çünkü murakıplık yalnızca denetlemek, incelemek, tahkikat yapmak ve rapor hazırlamak değildir.Murakıplık;hakkı ve hukuku gözetmek, gerçeği ortaya çıkarmak, haksızlığa uğrayanın hakkını korumak ve kurum içerisinde adaletin tesisine katkı sunmaktır.Bugün görevini mevzuata, vicdana, hakkaniyete ve tarafsızlık ilkesine bağlı kalarak yapan; karşısındaki kişinin unvanına, görevine veya konumuna bakmadan “Hak nedir, hukuk ne diyor?” anlayışıyla hareket eden çok kıymetli murakıplarımız bulunmaktadır.Görevini bu bilinçle yerine getiren bütün murakıplarımıza canıgönülden teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz.Onların ortaya koyduğu adil ve tarafsız duruş, yalnızca yapılan tahkikatların sağlıklı yürütülmesini değil, çalışanlarımızın kurumun denetim mekanizmasına duyduğu güveni de güçlendirmektedir.MURAKIP HİÇBİR İDARECİNİN TETKİKÇİSİ DEĞİLDİRAncak görmezden gelemeyeceğimiz bir başka gerçek de vardır.Ne yazık ki zaman zaman murakıplık görevini tarafsızlığından uzaklaştırarak bir idarecinin talebi veya kanaati doğrultusunda hareket eden, idarecinin tezini doğrulamaya çalışan ya da tahkikatı önceden belirlenmiş bir sonuca ulaştırmanın aracı hâline getiren yaklaşımlarla da karşılaşılmaktadır.Bu anlayış, her şeyden önce görevini hakkıyla yapan murakıplarımıza ve murakıplık mesleğinin itibarına zarar vermektedir.Burada sözümüz nettir:Murakıp hiçbir idarecinin tetkikçisi değildir.Murakıp kişilerin değil; hakkın, hukukun ve adaletin yanında olmalıdır.Bir tahkikatın amacı, hakkında inceleme yapılan çalışana mutlaka ceza verecek gerekçe bulmak değildir.Amaç gerçeği ortaya çıkarmaktır.Bir bilgi veya delil çalışanın aleyhineyse bunu ortaya koymak nasıl murakıbın göreviyse, çalışanın lehine olan bilgi ve delilleri aynı titizlikle değerlendirmek de görevidir.Bir çalışan haksızsa gereği yapılmalıdır.Ama bir idareci haksızsa da murakıp bunu aynı açıklıkla ortaya koyabilmelidir.İşte murakıplık mesleğinin gücü ve itibarı da burada ortaya çıkar.MURAKIPLIK DENİLDİĞİNDE KORKU DEĞİL, GÜVEN AKLA GELMELİDİRDiyanet çalışanı, hakkında bir inceleme veya tahkikat başlatıldığında “Bana nasıl ceza verilecek?” kaygısına kapılmamalıdır.“Haklıysam hakkım korunacak, bir haksızlık varsa ortaya çıkarılacak.” diyebilmelidir.Kurum çalışanında bu güveni oluşturabildiğimiz gün denetim mekanizması gerçek anlamda güçlenmiş olacaktır.Bu nedenle murakıplık mesleğinin tarafsızlığına gölge düşüren, görevi kişisel veya idari hesapların aracına dönüştüren anlayışların murakıplık mesleğinde yeri olmamalıdır.Murakıplık denildiğinde;korku değil güven,ceza değil adalet,kişilerin iradesi değil hukuk,tarafgirlik değil tarafsızlık akla gelmelidir.Haksızlığa uğrayan kim olursa olsun hakkı korunmalı; haksızlığı yapan kim olursa olsun görevi ve konumu onu hukukun üzerinde tutmamalıdır.Çünkü adaletin kişisi, unvanı ve tarafı olmaz.YENİ MURAKIPLARIMIZI GÜÇLÜ BİR MESLEKLE BULUŞTURALIMYarın bu mesleğe adım atmak için arkadaşlarımız sınava girecek.Sınavı kazanacak arkadaşlarımız önemli bir sorumluluğu üstlenecek, belki uzun yıllar bu görevi yürütecek ve yaptıkları inceleme ve tahkikatlarla kurumun çalışma hayatına doğrudan katkı sunacaklar.Gelin, yeni murakıplarımızı yıllardır konuşulan aynı sorunlarla karşılamak yerine murakıplığın geleceğini bugünden güçlendirelim.Özlük ve mali haklarını görevlerinin sorumluluğuna uygun hâle getirelim.Mesleki statülerini güçlendirelim.Kariyer yollarını açalım.Diyanet İl Müfettişliğini hayata geçirelim.Ve bütün bunları yaparken murakıplık mesleğini liyakat, tarafsızlık, vicdan, hak, hukuk ve adalet temelleri üzerinde yükseltelim.DiyanetBirlikSen olarak murakıplarımızın hakkını savunurken, murakıplık mesleğinin itibarını da savunuyoruz.İstiyoruz ki Diyanet İşleri Başkanlığında;Murakıp denildiğinde adalet akla gelsin.Hak ve hukuk akla gelsin.Mazlumun, mağdurun ve haklının hakkının korunacağına dair güven akla gelsin.Yarın murakıplık sınavına girecek bütün meslektaşlarımıza bir kez daha başarılar diliyor; görevini hakkın, hukukun, vicdanın ve adaletin rehberliğinde yerine getiren bütün murakıplarımıza teşekkür ediyoruz.Murakıplık sıradan bir görev olmaktan çıkarılmalı; yaptığı işin sorumluluğuna uygun statüye, kariyer imkânlarına ve özlük ve mali haklara kavuşturulmalıdır.DiyanetBirlikSen olarak murakıplarımızın haklarının ve adalet merkezli, tarafsız, güvenilir bir murakıplık anlayışının takipçisi olmaya devam edeceğiz.DİYANETBİRLİKSENSiyasetin Değil, Diyanet Çalışanlarının SendikasıHakkı Üstün Tutanların SendikasıDİyanet Birlik Sen Genel MerkeziDiyanet İşleri BaşkanlığıDiyanet Birlik SenDiyanet Birlik Sen KocaeliDiyanet Birlik-Sen Adana

Devamını oku
Diyanetbirliksen’den 3+1 Eş Durumu Tayinlerine İlişkin Açıklama

Diyanetbirliksen’den 3+1 Eş Durumu Tayinlerine İlişkin Açıklama

DİYANETBİRLİKSEN’DEN 3+1 EŞ DURUMU TAYİNLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMADiyanetBirlikSen Genel Başkanı Kenan Ak, son dönemde sözleşmeli personelin eş durumu tayinleri konusunda yaşanan tereddütlere ilişkin açıklamalarda bulundu.Özellikle “3 yıl mı, 4 yıl mı?” sorusunun sahada yoğun şekilde gündeme geldiğini belirten Ak, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama 2 Daire Başkanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmeler neticesinde mevcut uygulamanın devam edeceğinin teyit edildiğini ifade etti.Bilindiği üzere, sözleşmeli personel sistemi “3+1” şeklinde uygulanmaktadır. Mevzuatın ilk düzenleniş şekli itibarıyla yer değişikliği işlemlerinde toplam dört yıllık süre esas alınmış ve sözleşmeli personelin eş durumu dahil olmak üzere tayin talepleri dört yıl dolmadan karşılanmamıştır.2023 yılında yapılan yasal düzenleme ile birlikte üç yıllık sözleşmeli hizmet süresini tamamlayan personelin bulundukları yerde kadroya geçirilmesinin önü açılmıştır. Bu değişiklik sonrasında Diyanet İşleri Başkanlığı da aile birliğinin korunması ilkesi doğrultusunda önemli bir uygulamayı hayata geçirerek, üç yılını tamamlayıp kadroya geçen din hizmetleri sınıfındaki personelin eş durumu mazeretine bağlı yer değişikliği taleplerinde inisiyatif kullanmaya başlamıştır.Konuyla ilgili Atama 2 Daire Başkanlığı yetkilileri ile yapılan görüşmede, üç yılını tamamlayarak kadroya geçen personelin eş durumu tayinlerinde bugüne kadar uygulanan usulün devam edeceği ve mevcut uygulamada herhangi bir değişiklik bulunmadığı ifade edilmiştir.DiyanetBirlikSen Genel Başkanı Kenan Ak, açıklamasında aile birliğinin korunmasının anayasal bir hak olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:“Aile birliğinin korunması, kamu personelimizin en temel haklarından biridir. Diyanet İşleri Başkanlığımızın din hizmetleri sınıfında görev yapan personel için üç yılın sonunda eş durumu tayinlerinde gösterdiği hassasiyeti son derece kıymetli buluyoruz. Ancak aynı hassasiyetin, 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi kapsamında görev yapan destek personeli ile güvenlik ve koruma görevlilerimiz için de gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz.”DiyanetBirlikSen olarak talebimiz; imam-hatip, müezzin-kayyım ve Kur’an kursu öğreticilerine Başkanlık inisiyatifiyle tanınan üç yılın ardından eş durumu mazeretine bağlı yer değişikliği uygulamasının, aynı statüde görev yapan destek personeli ve güvenlik ve koruma görevlilerini de kapsayacak şekilde genişletilmesidir.Aile birliğinin korunmasının yalnızca din hizmetleri sınıfındaki personel için değil, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan tüm personel için eşit şekilde değerlendirilmesi gerektiğine inanıyor; konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.Kenan Ak DiyanetBirlikSen Genel Başkanı

Devamını oku
01 / 01

DUYURULAR

VİDEO GALERİ

  • SENDİKAL DAYATMAYA HAYIR!

    Video

    SENDİKAL DAYATMAYA HAYIR!

  • Diyanet Birlik-Sen'e Üye Olun

    Video

    Diyanet Birlik-Sen'e Üye Olun

  • Biz Diyanet Birlik-Senliyiz!

    Video

    Biz Diyanet Birlik-Senliyiz!

  • 1-7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTAMIZ KUTLU OLSUN

    Video

    1-7 EKİM CAMİLER VE DİN GÖREVLİLERİ HAFTAMIZ KUTLU OLSUN

  • BİZ KİMİZ?

    Video

    BİZ KİMİZ?

SOSYAL MEDYADA BİZ

Bizi takip edin, güncel gelişmelerden haberdar olun.