
Sendikamızdan Haberler
10 Şubat 2026
4 dk okuma
Paylaş:
Camilerimiz Hayat Bulsun, Din Görevlilerimiz Hak Ettiği Değeri Görsün
2026 Camiler ve Din Görevlileri Haftası
Camilerimizi yaşatan, milletimizin manevi hayatına rehberlik eden din görevlilerimizin hizmetlerini takdir etmek; çalışma şartlarını iyileştirmek ve sorunlarına çözüm üretmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
1–7 Ekim Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nı, 2026 yılında “Cami ve Sosyal Hayat” temasıyla idrak ediyoruz. Bu tema, camilerimizin toplum hayatındaki yerini yeniden düşünmek ve bu hayatın içinde büyük bir sorumluluk üstlenen din görevlilerimizin sesine kulak vermek için kıymetli bir fırsattır.
DiyanetBirlikSen olarak yıllardır aynı gerçeği ifade ediyoruz: Camiyi anlamlı kılan, din görevlisi ve cemaatidir. Bu yıl da camilerimizin önemini anlatırken onları yaşatan insanları, yürütülen hizmetleri ve bu hizmetlerin hangi şartlarda yerine getirildiğini birlikte ele almamız gerektiğine inanıyoruz.
Camilerimiz, inancımızın ve kardeşliğimizin buluşma yeridir
İslam tarihinde cami; ibadetin yanında ilmin, istişarenin, yardımlaşmanın ve toplumsal dayanışmanın da merkezi olmuştur. Peygamber Efendimizin Medine’de inşa ettiği Mescid-i Nebevî, bu anlayışın en güzel örneklerinden biridir. Orada insanlar aynı safta buluşmuş, dinlerini öğrenmiş, ihtiyaçlarını paylaşmış ve birbirlerinin derdiyle ilgilenmiştir.
Bu miras, bugün de camilerimizin hayatla güçlü bir bağ kurmasını gerektiriyor. Çocuklarımızın sevgiyle karşılandığı, gençlerimizin sorularına cevap bulduğu, kadınların, yaşlıların ve engelli kardeşlerimizin rahatça yararlanabildiği camiler; toplumumuzun birlik ve dayanışmasını güçlendirir.
Dijital iletişimin arttığı, yüz yüze ilişkilerin ise zayıflayabildiği bir dönemde camilerimizin insanları buluşturan yönüne daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Cami kapısından giren herkesin kendisini güvende ve değerli hissetmesi, “Cami ve Sosyal Hayat” temasının günlük hayattaki karşılığı olmalıdır.
Camiler din görevlisiyle hayat bulur
Camilerimizin ziyneti ve süsü; çinileri, avizeleri, halıları ve mermerlerinden önce, insanları hakikate çağıran din gönüllüleridir.
Minarede yükselen ezanı, mihrapta oluşan cemaati, minberden gönüllere ulaşan sözü ve çocuklarımızın Kur’an’la ilk buluşmasını anlamlı kılan, din görevlilerimizin samimi gayretidir. Camiler din görevlisiyle hayat bulur, cemaatle şenlenir; Kur’an kursları öğreticileriyle öğrencilerine kavuşur.
Din görevlilerimiz, insanımızın doğumundan vefatına kadar hayatın pek çok anında yanında bulunur. Sevincine ortak olur, acısını paylaşır, zor zamanında manevi destek verir. Bazen bir çocuğun ilk duasına eşlik eder, bazen bir gencin sorusunu sabırla dinler, bazen de bir ailenin en ağır gününde teselli olur. Bu hizmetin değerini yalnızca namaz vakitleriyle ölçemeyiz.
Hizmeti takdir etmek, hizmet vereni dinlemekle başlar
Camiler ve Din Görevlileri Haftası, kutlama mesajlarının yanında samimi bir dinleme ve çözüm arama haftası olmalıdır.
Din görevlilerimizin ekonomik şartları, barınma ve lojman ihtiyaçları, ailelerinden ayrı kalmalarına yol açan güçlükler, izin kullanırken karşılaştıkları sorunlar ve mesleki gelişim beklentileri dikkatle ele alınmalıdır. Atama, yer değiştirme ve görevde yükselme süreçlerinde adalet, liyakat ve şeffaflık esas alınmalıdır.
Kadrolu, sözleşmeli, vekil ve fahri olarak hizmet veren çalışanlarımızın beklentileri kendi şartları içinde değerlendirilmeli; aynı hizmete katkı sunan insanların alın teri ve fedakârlığı karşılıksız bırakılmamalıdır. Din hizmetlerinin yürütülmesinde görev alan bütün çalışanlarımızın katkısı görülmelidir.
İdari, siyasi veya sendikal baskıların çalışma huzurunu zedelemesine izin verilmemelidir. Bir din görevlisi, düşüncesi veya sendikal tercihi sebebiyle ayrımcılığa uğramamalı; görevini güven içinde yerine getirebilmelidir. İnsanımıza huzur veren çalışanlarımızın da huzurlu bir çalışma hayatına ihtiyacı vardır.
Camilere ve din görevlilerimize sahada sahip çıkalım
Bu hafta vesilesiyle yöneticilerimizi din görevlilerimizi camilerinde ve Kur’an kurslarında ziyaret etmeye, hizmet verdikleri şartları yerinde görmeye ve taleplerini doğrudan dinlemeye davet ediyoruz. Samimi bir ziyaretin, dikkatle dinlenen bir sorunun ve ardından atılan somut bir adımın değeri büyüktür.
Görevlisi bulunmayan camilerimizin personel ihtiyacının karşılanması da öncelikli konular arasında yer almalıdır. Din hizmetlerinin sürekliliği için ihtiyaçlara uygun personel planlaması yapılmalı; eksikliklerin yükü sürekli olarak mevcut görevlilerimizin omuzlarına bırakılmamalıdır.
Camilerimizin bakım, onarım, temizlik ve diğer ihtiyaçları için sürdürülebilir çözümler geliştirilmelidir. Din görevlilerimizin hizmetlerini güçlendirmek istiyorsak onları sürekli para bulma ve eksiklik giderme kaygısıyla baş başa bırakmamalıyız. Onlara cemaatleriyle, öğrencileriyle ve toplumla daha güçlü bağlar kurabilecekleri imkânlar sunmalıyız.
DiyanetBirlikSen olarak sözümüz ve sorumluluğumuz bellidir
Sendikamız, hakkı üstün tutan, adaleti savunan ve liyakati esas alan anlayışını kararlılıkla sürdürecektir. Diyanet çalışanlarının derdiyle dertlenmeye, taleplerini ilgili mercilere taşımaya ve çözüm için takipçisi olmaya devam edeceğiz.
2026 Camiler ve Din Görevlileri Haftası’nın; camilerimizin toplum hayatındaki yerinin güçlendiği, din görevlilerimizin hizmetlerinin daha iyi anlaşıldığı ve sorunlarının çözümü için somut adımların atıldığı bir başlangıca vesile olmasını diliyoruz.
Ülkemizin her köşesinde ve yurt dışında fedakârlıkla hizmet veren bütün din görevlilerimizin ve Diyanet çalışanlarımızın haftasını kutluyoruz. Emekli büyüklerimize sağlık ve huzur; vefat eden din görevlilerimize, şehitlerimize ve aramızdan ayrılan hayırseverlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyoruz. Camilerimizin inşa ve ihyasına katkı sunan bütün hayırseverlerimize şükranlarımızı sunuyoruz.
Camiyi yaşatan insandır. Din görevlisine verilen değer, milletimizin manevi hayatına verilen değerdir.
Kenan AK
DiyanetBirlikSen Genel Başkanı
Görseller







